Ana içeriğe atla

Pazartesi Sendromunun Kıymeti

İnsanın bir şeyin kıymetini anca kaybedince anladığını en iyi idrak etmemi sağlayan olay, geçen hafta tam iki kilo birden kaybetmem oldu. Ben de hemen harekete geçip o iki kiloyu misliyle geri almak için elimden geleni ardıma koymadım. Kilo vermenin olmazsa olmazı olduğunu fark ettiğim düzenli gece uykusu meselesini de acilen bitirmem gereken bir iş halletti sağ olsun, böylece hem gece uyumamış oldum, hem de gece uyurken kilo kaybetmek yerine o saatleri ister istemez bir şeyler atıştırarak geçirdiğim için üstüne bir de katmer ekledim.

Bu da beni, çok uzun zaman önce kaybettiğim ama işin aslı, kıymetini ancak böyle çok sıkışık günlerde idrak ettiğim başka bir olgunun eksikliğine getirdi: Pazartesi Sendromu.

Pazartesi Sendromu denen olgudan şikayetçi olanlar aslında ne kadar şanslı olduklarının farkında değil; çünkü bir insanın Pazartesi Sendromu yaşayabilmesi için öncelikle hafta sonlarını çalışmayarak geçirme lüksüne sahip olması gerekir. Pazar gecesini Pazartesi sabahına bağlayan saatlerini çalışarak geçirenler Pazartesi Sendromu denen şeyi bilmezler, çünkü onlara her gün Pazartesidir.



Ama en azından kaybettiğim kiloları geri aldım, o da bir artı.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Atatürk'ü Gördüm

pikniğe gidecek çevirmenler için 7 önemli tavsiye

Pikniğe gitmeye karar veren çevirmenlerin her şeyden önce, taş çatlasa 1,5 saatlik yol için sabahın altısında (eski dilde 06.00 AM) yola çıkmaya niyetlenen hısım akrabayı iki saatlik uykuyla yola çıkamayacağınıza ikna etmeniz gerekir.   Standart bir işmiş gibi görünen ama sizi bir hafta oyalayan o  kan kusturucu işi bitirdiğinizden ve işin sahibine eposta vasıtasıyla gönderdiğinizden emin olun. Piknik kelimesi çok geniş kapsamlı kullanılabildiğinden, yapılacak etkinlikle ilgili olarak herkesin kafasında aşağı yukarı aynı şey olduğundan emin olun. Misal, çayır çimene örtü serip oturmaya kalktığınızda oturma organlarınıza taş toprak batmasından rahatsız olan bir bünyeye sahipseniz, piknikten kast edilenin açık havada bol oksijenli bir ortamda kurulmuş olan en az bir masa ve pikniğe katılan herkesi kapsayacak adette sandalye içeren bir yeme içme faaliyeti olduğundan emin olmanız çok önemlidir.  Herkesi saat altıda değil de saat sekizde yola çıkmaya ikna etseniz bile, en...

zencefilli çay acı olmuş

Tabii iyi zamanlama dediğimiz kavram, zamanlamaya konu olan olayın bizim kontrolümüzde olduğu ve sonucu zaten o şekilde denk getirme maksadını taşıdığımızı varsayar. Dolayısıyla, tam çöpü indirmek için daire kapısını açtığım anda elektriklerin gitmesi, o kapıyı beş saniye önce açmış olsam apratmanın orta yerinde ellerimde çöplerle kalakalacak olmaktan kurtulmamı iyi zamanlama yapmaz. Olsa olsa şanslı zamanlama yapar. Öte yandan, çöplerini aynı istikrarla çöp kamyonu gittikten beş dakika sonra aşağı indirmek de kötü zamanlama sayılmaz. Bu, sayılsa sayılsa öküzlük sayılır. Tam yoğun işleri bir yoluna sokup azıcık dinleneceğim sırada kırmak istemediğim bir arkadaşımın arayıp acil iş vermesi, bak işte bu kötü zamanlama sayılabilir belki ama tüm yorgunluğuma rağmen o işi kabul etmemi neyle açıklarız, onu bilemiyorum. Oğlanın her gece yatmadan önce illa ki oyalanması, ya aklına gelen bir şeyi çizmek istemesi, ya da inatla oyununu sürdürmesi falansa, onun açısından uyumak istememek, benim a...