Ana içeriğe atla

yedek fare

iPhone'un henüz çıkmadığı, iPod denilen müzik dinleme aletlerinin moda olduğu ve çoktan mp3 çalan taklitlerinin piyasayı kapladığı, öte yandan cep telefonlarından sadece radyo dinlenebildiği o eski ve aslına bakılacak olursanız bugünlerden daha güzel ya da daha naif olmayan yıllarda, farelerde orta tekerlek de olmazdı.

Daha eskiden, bilgisayarladaki tek arayüzün siyah ekran üzerindeki beyaz yazılar olduğu faresiz günler de vardı elbet; ve düşünecek olursak, o günler galiba gerçekten de bugünlerden daha güzel, daha naifti. Ya da belki, çirkefin, adaletsizliğin, adam kayırmacılığın hiç eksilmediği bu topraklarda daha güzel ve daha naif olan tek şey o günler değil de bendim.

İşte nasıl olduysa oldu, önce fareye sonra da onun orta tekerleğine alıştım. O kadar ki, o tekerlek bozulup da kafasına göre tepki vermeye başlayınca ne tepki vereceğimi şaşırdım. İşlerim bile aksadı.


Ama iPhone'dan da, iPod'dan da, konumu fark etmeksizin tekerleklerden de, günümüzün olmazsa olmazı bilgisayarlardan da çok önce kahve vardı, ve ben ona en başından beri alışkındım. O yüzden faremin iyice zıvanadan çıkan arızasıyla çileden çıktığımı fark edince derin bir soluk aldım, sonra da gidip kendime bir fincan kahve koydum. Sonra da yedek fareye geçtim.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Atatürk'ü Gördüm

pikniğe gidecek çevirmenler için 7 önemli tavsiye

Pikniğe gitmeye karar veren çevirmenlerin her şeyden önce, taş çatlasa 1,5 saatlik yol için sabahın altısında (eski dilde 06.00 AM) yola çıkmaya niyetlenen hısım akrabayı iki saatlik uykuyla yola çıkamayacağınıza ikna etmeniz gerekir.   Standart bir işmiş gibi görünen ama sizi bir hafta oyalayan o  kan kusturucu işi bitirdiğinizden ve işin sahibine eposta vasıtasıyla gönderdiğinizden emin olun. Piknik kelimesi çok geniş kapsamlı kullanılabildiğinden, yapılacak etkinlikle ilgili olarak herkesin kafasında aşağı yukarı aynı şey olduğundan emin olun. Misal, çayır çimene örtü serip oturmaya kalktığınızda oturma organlarınıza taş toprak batmasından rahatsız olan bir bünyeye sahipseniz, piknikten kast edilenin açık havada bol oksijenli bir ortamda kurulmuş olan en az bir masa ve pikniğe katılan herkesi kapsayacak adette sandalye içeren bir yeme içme faaliyeti olduğundan emin olmanız çok önemlidir.  Herkesi saat altıda değil de saat sekizde yola çıkmaya ikna etseniz bile, en...

zencefilli çay acı olmuş

Tabii iyi zamanlama dediğimiz kavram, zamanlamaya konu olan olayın bizim kontrolümüzde olduğu ve sonucu zaten o şekilde denk getirme maksadını taşıdığımızı varsayar. Dolayısıyla, tam çöpü indirmek için daire kapısını açtığım anda elektriklerin gitmesi, o kapıyı beş saniye önce açmış olsam apratmanın orta yerinde ellerimde çöplerle kalakalacak olmaktan kurtulmamı iyi zamanlama yapmaz. Olsa olsa şanslı zamanlama yapar. Öte yandan, çöplerini aynı istikrarla çöp kamyonu gittikten beş dakika sonra aşağı indirmek de kötü zamanlama sayılmaz. Bu, sayılsa sayılsa öküzlük sayılır. Tam yoğun işleri bir yoluna sokup azıcık dinleneceğim sırada kırmak istemediğim bir arkadaşımın arayıp acil iş vermesi, bak işte bu kötü zamanlama sayılabilir belki ama tüm yorgunluğuma rağmen o işi kabul etmemi neyle açıklarız, onu bilemiyorum. Oğlanın her gece yatmadan önce illa ki oyalanması, ya aklına gelen bir şeyi çizmek istemesi, ya da inatla oyununu sürdürmesi falansa, onun açısından uyumak istememek, benim a...