Ana içeriğe atla

standart saat

Bazı insanlar konuşmayı sever. Otobüste, vapurda yanlarında oturan hiç tanımadıkları bir insanla sohbet edebilirler. Birilerine bir şeyler anlatmaktan keyif alırlar. Yani, en azından alıyor olsalar gerek; çünkü dışarıdan bakınca öyle bir görüntü veriyorlar.

Ben öyle biri değilim. Konuşmayı, hele bir de hiç tanımadığım insanlarla küçük sohbetler etmeyi sevmem. Mesela geçen gün otobüste giderken sıkışık trafikten konu açmaya kalkan gençle hiç muhatap olmadım. İstanbul yine dolmuşmuş, bu trafik daha en az iki ay böyleymiş. Biz sanki bilmiyoruz İstanbul'un dolduğunu.

İşte bu sebeple, benim standartlarıma göre 30 saniyede, hadi açtısı kapadısı derken 45 saniyede bitmesi gereken bir telefon konuşması beş dakikaya çıkınca ben buna anlam veremiyorum. Hiç kimseye hiçbir şey katmayan bir telefon konuşmasının olması gerekenden 4 dakika 30 saniye daha uzun sürmesi yüzünden, makineden çıkarttığım 10'a yakın çorap tekinin hiçbir yerde yokmuş numarası yapan diğer teklerini arama mücadelem beklemek zorunda kalıyorsa, ben buna kızıyorum. Bir de zaten balkonda yetiştirdiğim domatesleri beyaz iplik bırakan böceklere kaybettim, ben buna çok üzülüyorum.

Yorumlar