Ana içeriğe atla

standart saat

Bazı insanlar konuşmayı sever. Otobüste, vapurda yanlarında oturan hiç tanımadıkları bir insanla sohbet edebilirler. Birilerine bir şeyler anlatmaktan keyif alırlar. Yani, en azından alıyor olsalar gerek; çünkü dışarıdan bakınca öyle bir görüntü veriyorlar.

Ben öyle biri değilim. Konuşmayı, hele bir de hiç tanımadığım insanlarla küçük sohbetler etmeyi sevmem. Mesela geçen gün otobüste giderken sıkışık trafikten konu açmaya kalkan gençle hiç muhatap olmadım. İstanbul yine dolmuşmuş, bu trafik daha en az iki ay böyleymiş. Biz sanki bilmiyoruz İstanbul'un dolduğunu.

İşte bu sebeple, benim standartlarıma göre 30 saniyede, hadi açtısı kapadısı derken 45 saniyede bitmesi gereken bir telefon konuşması beş dakikaya çıkınca ben buna anlam veremiyorum. Hiç kimseye hiçbir şey katmayan bir telefon konuşmasının olması gerekenden 4 dakika 30 saniye daha uzun sürmesi yüzünden, makineden çıkarttığım 10'a yakın çorap tekinin hiçbir yerde yokmuş numarası yapan diğer teklerini arama mücadelem beklemek zorunda kalıyorsa, ben buna kızıyorum. Bir de zaten balkonda yetiştirdiğim domatesleri beyaz iplik bırakan böceklere kaybettim, ben buna çok üzülüyorum.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Atatürk'ü Gördüm

pikniğe gidecek çevirmenler için 7 önemli tavsiye

Pikniğe gitmeye karar veren çevirmenlerin her şeyden önce, taş çatlasa 1,5 saatlik yol için sabahın altısında (eski dilde 06.00 AM) yola çıkmaya niyetlenen hısım akrabayı iki saatlik uykuyla yola çıkamayacağınıza ikna etmeniz gerekir.   Standart bir işmiş gibi görünen ama sizi bir hafta oyalayan o  kan kusturucu işi bitirdiğinizden ve işin sahibine eposta vasıtasıyla gönderdiğinizden emin olun. Piknik kelimesi çok geniş kapsamlı kullanılabildiğinden, yapılacak etkinlikle ilgili olarak herkesin kafasında aşağı yukarı aynı şey olduğundan emin olun. Misal, çayır çimene örtü serip oturmaya kalktığınızda oturma organlarınıza taş toprak batmasından rahatsız olan bir bünyeye sahipseniz, piknikten kast edilenin açık havada bol oksijenli bir ortamda kurulmuş olan en az bir masa ve pikniğe katılan herkesi kapsayacak adette sandalye içeren bir yeme içme faaliyeti olduğundan emin olmanız çok önemlidir.  Herkesi saat altıda değil de saat sekizde yola çıkmaya ikna etseniz bile, en...

zencefilli çay acı olmuş

Tabii iyi zamanlama dediğimiz kavram, zamanlamaya konu olan olayın bizim kontrolümüzde olduğu ve sonucu zaten o şekilde denk getirme maksadını taşıdığımızı varsayar. Dolayısıyla, tam çöpü indirmek için daire kapısını açtığım anda elektriklerin gitmesi, o kapıyı beş saniye önce açmış olsam apratmanın orta yerinde ellerimde çöplerle kalakalacak olmaktan kurtulmamı iyi zamanlama yapmaz. Olsa olsa şanslı zamanlama yapar. Öte yandan, çöplerini aynı istikrarla çöp kamyonu gittikten beş dakika sonra aşağı indirmek de kötü zamanlama sayılmaz. Bu, sayılsa sayılsa öküzlük sayılır. Tam yoğun işleri bir yoluna sokup azıcık dinleneceğim sırada kırmak istemediğim bir arkadaşımın arayıp acil iş vermesi, bak işte bu kötü zamanlama sayılabilir belki ama tüm yorgunluğuma rağmen o işi kabul etmemi neyle açıklarız, onu bilemiyorum. Oğlanın her gece yatmadan önce illa ki oyalanması, ya aklına gelen bir şeyi çizmek istemesi, ya da inatla oyununu sürdürmesi falansa, onun açısından uyumak istememek, benim a...