Sıradaki yapılması gereken iş ne kadar uzun ve meşakkatli olacaksa, o işe başlamamak için bulunan geçerli sebeplerin sayısı da o kadar artar. Hele bir de aylarınızı verdiğinizi bilgisayar oyunundaki köyünüz saldırı altındaysa, filtre makinesinin dibinde kalan kahve de buz gibi olduysa, dolaptaki peynirden uzak durmak gerekir. Zaten kullandığım bir özelliği değil ve sırf böyle dijital bir özelliği var diye fiyatının normalde olabileceğinden daha şişik olmasına canım sıkılıyor; ama madem o makineye saat ayarı koydun, bari bir de elektrikler kesildiğinde saatin devam etmesini sağlayacak bir sistem de kursaydın. Ama doğru tabii, bütün özellikleri tek seferde koyacak olursan bir üst modele ne koyacaksın? Neyse, sonuçta kahveyi güzel yapıyor, üstelik haznesi cam değil metal olduğu için oraya buraya çarptığında kırılıp tüm makineyi bir daha satın almaya mahkum etmiyor adamı, bak orası güzel işte. Yoksa, arada sırada herkes yanılabilir tabii, olağan şeyler bunlar.
Uykusuz günlerin güncesi
Yorumlar
Yorum Gönder