Ana içeriğe atla

kedinin elektrik direğinin altına işediği gün

Yine çorap teklerini aradığım sıradan bir gündü. Spora gitmiş, gelmiş, duşumu almış, ama pencere önündeki masamın başında çalışırken okuyucunun dimağında lezzetsiz bir his bırakmaması adına ayrıntılarını kendime sakladığım kadar çok gözeneğimden yine terler boşalmıştı.

Sehpanın üzerinde unutulmuş ceviz kıracağının bundan henüz haberi olmasa da, akşam dışarı çıktığımda inerken çöpü almayı unuttuğumu fark ederek hayıflanacak, fakat akabinde birkaç saat sonra geri geldiğimde çöplerin henüz toplanmadığını görerek evdeki birikmişleri aşağı indirecektim. Yine de en kötüsü, gittiğim misafirlikteki binaya birkaç ay önce yıldırım çarpınca binadaki fişe takılı aletlerin büyük çoğunluğu gibi aşağıdaki zil düzeneği de bozulduğu için içeriye giremeyecek, telefonlarımı kimse duymadığı için uzun uzun beklemek zorunda kalacaktım. Daha da ilginci, telefonu nihayet açtıklarında zil düzeneğinin tamir edildiğini söyleyip yeni şifreyi söyleyeceklerdi bana.

Ve işte tüm bunlar, Eylül ayının sonlarına yaklaştığımız halde hâlâ yaz kadar sıcak günlerin arka arkaya geldiği dönemde, mahalledeki o minik kedi yavrusunun elektrik direğine işediği gün gerçekleşecekti.

İş mi? Tabii ki vardı ama bu benim spora gitmeme engel olmadı.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Atatürk'ü Gördüm

pikniğe gidecek çevirmenler için 7 önemli tavsiye

Pikniğe gitmeye karar veren çevirmenlerin her şeyden önce, taş çatlasa 1,5 saatlik yol için sabahın altısında (eski dilde 06.00 AM) yola çıkmaya niyetlenen hısım akrabayı iki saatlik uykuyla yola çıkamayacağınıza ikna etmeniz gerekir.   Standart bir işmiş gibi görünen ama sizi bir hafta oyalayan o  kan kusturucu işi bitirdiğinizden ve işin sahibine eposta vasıtasıyla gönderdiğinizden emin olun. Piknik kelimesi çok geniş kapsamlı kullanılabildiğinden, yapılacak etkinlikle ilgili olarak herkesin kafasında aşağı yukarı aynı şey olduğundan emin olun. Misal, çayır çimene örtü serip oturmaya kalktığınızda oturma organlarınıza taş toprak batmasından rahatsız olan bir bünyeye sahipseniz, piknikten kast edilenin açık havada bol oksijenli bir ortamda kurulmuş olan en az bir masa ve pikniğe katılan herkesi kapsayacak adette sandalye içeren bir yeme içme faaliyeti olduğundan emin olmanız çok önemlidir.  Herkesi saat altıda değil de saat sekizde yola çıkmaya ikna etseniz bile, en...

zencefilli çay acı olmuş

Tabii iyi zamanlama dediğimiz kavram, zamanlamaya konu olan olayın bizim kontrolümüzde olduğu ve sonucu zaten o şekilde denk getirme maksadını taşıdığımızı varsayar. Dolayısıyla, tam çöpü indirmek için daire kapısını açtığım anda elektriklerin gitmesi, o kapıyı beş saniye önce açmış olsam apratmanın orta yerinde ellerimde çöplerle kalakalacak olmaktan kurtulmamı iyi zamanlama yapmaz. Olsa olsa şanslı zamanlama yapar. Öte yandan, çöplerini aynı istikrarla çöp kamyonu gittikten beş dakika sonra aşağı indirmek de kötü zamanlama sayılmaz. Bu, sayılsa sayılsa öküzlük sayılır. Tam yoğun işleri bir yoluna sokup azıcık dinleneceğim sırada kırmak istemediğim bir arkadaşımın arayıp acil iş vermesi, bak işte bu kötü zamanlama sayılabilir belki ama tüm yorgunluğuma rağmen o işi kabul etmemi neyle açıklarız, onu bilemiyorum. Oğlanın her gece yatmadan önce illa ki oyalanması, ya aklına gelen bir şeyi çizmek istemesi, ya da inatla oyununu sürdürmesi falansa, onun açısından uyumak istememek, benim a...